Mozart’ın Şehri Salzburg

Daha önceki yazılarımı okuduysanız hatırlarsınız, Viyana ile ilgili yazımın başında anlatmıştım. Avusturya ile ilgili duygularımın nasıl negatiften pozitife hatta sevdaya dönüştüğünü. Salzburg da yine bu görüşlerimi pekiştiren, keyifle gezdiğim bir şehir oldu benim için.

Kayak için bu bölgeye sıkça gitmiş olmamıza rağmen bir türlü fırsat bulup Salzburg’a gitmek resmen kısmet olmamıştı diyebilirim! Bir keresinde Bir Küçük Gezgin ateşlendiği için Kitzbuhel’den Salzburg’a günübirlik gezimizi iptal etmek zorunda kalmıştık. Bir kez de yine Salzburg’u da eklemek istediğimiz Kitzbuhel kayak gezimizi kar yağmadığı için İtalya’ya kaydırmıştık. Tahmin edebileceğiniz gibi bunların hepsinden daha önceki yazılarımda bahsetmiştim, Avusturya ile ilgili tüm yazılarıma şu linkten ulaşabilirsiniz: https://birkucukgezgin.com/category/avusturya/ Okumaya devam et

Reklamlar

Cennet Köy Hallstatt

Hallstatt öyle bir yer ki gezmek için rehbere, araştırmaya hiçbir şeye ihtiyacınız yok! Sadece orada bulunmanız, o doğayı, huzuru ve sakinliği içinize çekmeniz, kalbinize ve hafızanıza kazımanız yeterli! O yüzden ben bu yazımda sizi bol fotoğraflarla Hallstatt’a ışınlamayı hedefliyorum, ama tabii ufak tefek ipuçlarından da mahrum bırakmayacağım :)

Okumaya devam et

Kitzbuhel’de Kayak

Kitzbuhel’in kalbimdeki yeri bambaşka. 2007 yılında Alpler’e düzenlediğimiz ilk kayak gezisi olmasının yanı sıra, Bir Küçük Gezgin ile yaptığımız ilk yurtdışı seyahati Kitzbuhel’eydi ve böylece bu blogun da ilk yazısı o gezimizle ilgili olmuştu.

Daha önceki kayak yazılarımı okuyduysanız biliyorsunuz, o zamandan beri neredeyse her sene Alpler’e kayağa gidiyoruz hem de çoluk çocuk, kayan kaymayan, koloni halinde bir grupla!  Bu sene ise, ben de inanamıyorum ama, tam 50 kişiydik! Bu arada şunu da belirtmeden geçmek istemiyorum Alpler’de kaymanın Türkiye’de kayak yapmakla mukayese kabul edilmeyecek bir deneyim olduğunu tahmin ediyorsunuzdur ama biliyor musunuz, son zamanlarda Euro/TL bu kadar fırlamasaydı Türkiye’ye göre çok daha da uygun fiyatlı bir tatil oluyordu. Şimdi ise fiyat olarak hemen hemen aynı ama keyif olarak bambaşka tabii! Okumaya devam et

Kıbrıs’ın Deniz Kaplumbağaları ile Tanışmak İster Misiniz?

Instagramdaki kaplumbağa yavrusu paylaşımımda söz verdiğim gibi gecikmeden Kıbrıs’ın deniz kaplumbağalarını anlatacağım bugün size. Üstelik şimdi tam gözlem mevsimi ve bayram tatilcilerini otelden çıkartmak için bir bahane olabilir!

Kıbrıs’a geçen sene ilk kez “burada yaşayabilir miyiz” gözüyle bakmaya geldiğimizde öğrenmiştim ki, Kıbrıs’ın bakir, uzun ve geniş kumsalları deniz kaplumbağalarının yumurtalarını bırakmaları için çok uygunmuş. E zaten de Akdeniz’de yumurta bıraktıkları en önemli noktalardan biriymiş.

Okumaya devam et

Beypazarı Rehberi

Biz Ankara’lıların ara sıra değişiklik olsun diye gittiğimiz, şehir dışından gelen misafirlerimizi gezmek için götürebildiğimiz nadir yerlerden bir tanesidir Beypazarı. Ankara’dan taşınma planları içinde olduğumuz şu günlerde artık bir Beypazarı rehberi hazırlamanın zamanıdır diye düşünerek geçen ay bir fotoğraf gezisi düzenledim. Hem havalar daha fazla soğumadan gitmek isteyenler için de aydınlatıcı olur diye düşündüm.

Beypazarı’nın öne çıkan özellikleri tarihi Türk evleri ve çarşısı/pazarı… Çok eski zamanlara dayanan bir tarihi olmasına rağmen sık sık yangınlar olması nedeniyle bir çok kez yeniden inşa edilmiş bu yüzden en son 13. yüzyıldan kalma konaklar bulunuyormuş. Bu tarihi evler şu an çok güzel bir şekilde restore edildikleri ve korundukları için Beypazarı turistik bir yere dönüşmüş durumda. Okumaya devam et

Datça Severler Derneği 2016 Maceraları

Eğer insan bir yere aşık olabiliyorsa gerçekten, ben oldum, Datça’ya! Hiç bıkmıyorum hep gitmek istiyorum. Tam artık bir süre özlemem diyerek döndüğümde 1 hafta sonra özlemeye başlıyorum! Üstelik yalnız olmadığımı da farkettim. Sohbet sırasında “Ah sen de mi Datça’yı çok seviyorsun?!” diye başlayan bir yakınlaşma oluyor. Bu gidişle Datça Severler Derneği kurmam an meselesi!

Hani bu yılın yaz seyahatlerini anlatmaya başladığımda hayatımın en uzun deniz tatillerini yapmış oldum demiştim ya, tabii ki tercihim işte Datça’dan yanaydı. Huzurunu, bakirliğini, doğasını, denizini değişmem hiç bir yere, özellikle bol yıldızlı herşey dahil otellere! Ama siz bu yazımı okumaya devam etmeden önce mutlaka geçen yılki Datça yazımı okumalısınız çünkü bu kez sadece eklemelerde bulunacağım…

Okumaya devam et

Şirinliğine Gölge Düşmüş Köy Şirince

Şirince’yi çok uzun zamandır görmek istiyordum ama bir türlü yolumuzu düşürememiştim. Bu yıl Çeşme’den Datça’ya giderken hemen hemen yolumuzun üzerinde olduğunu farkedince hemen programımıza Şirince’yi de ekledim.

Şirince İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı eski bir Rum köyü. Okumaya devam et