Cennet Köy Hallstatt

Hallstatt öyle bir yer ki gezmek için rehbere, araştırmaya hiçbir şeye ihtiyacınız yok! Sadece orada bulunmanız, o doğayı, huzuru ve sakinliği içinize çekmeniz, kalbinize ve hafızanıza kazımanız yeterli! O yüzden ben bu yazımda sizi bol fotoğraflarla Hallstatt’a ışınlamayı hedefliyorum, ama tabii ufak tefek ipuçlarından da mahrum bırakmayacağım :)

Okumaya devam et

Reklamlar

Kitzbuhel Yeme İçme Rehberi

Kitzbuhel yeme içme rehberime geçmeden önce bu gezide denediğimiz Avusturya/Tirol yemeklerinden bahsetmek istiyorum. Bu bölgenin mutfağı ağırlıklı olarak et, patates, peynir ve hamur içeren basit yemeklerden oluşuyor. Doğrusu benim damak tadıma çok hitap ediyor. Tatlılarını da ayrıca seviyorum!

Gulaş

Macarlar’ın ünlü gulaş çorbasının bir versiyonu da Avusturya’da çok popüler. Buradakileri, çok koyu sosu olan ve Semmelknödel denilen hamur toplarıyla servis edilen bir çeşit et yahni gibi düşünebilirsiniz. Ben daha önce denemediğime çok pişman oldum ve bu sefer birçok yerde tadına baktım. Şiddetle tavsiye ederim.

Okumaya devam et

Kitzbuhel’de Kayak

Kitzbuhel’in kalbimdeki yeri bambaşka. 2007 yılında Alpler’e düzenlediğimiz ilk kayak gezisi olmasının yanı sıra, Bir Küçük Gezgin ile yaptığımız ilk yurtdışı seyahati Kitzbuhel’eydi ve böylece bu blogun da ilk yazısı o gezimizle ilgili olmuştu.

Daha önceki kayak yazılarımı okuyduysanız biliyorsunuz, o zamandan beri neredeyse her sene Alpler’e kayağa gidiyoruz hem de çoluk çocuk, kayan kaymayan, koloni halinde bir grupla!  Bu sene ise, ben de inanamıyorum ama, tam 50 kişiydik! Bu arada şunu da belirtmeden geçmek istemiyorum Alpler’de kaymanın Türkiye’de kayak yapmakla mukayese kabul edilmeyecek bir deneyim olduğunu tahmin ediyorsunuzdur ama biliyor musunuz, son zamanlarda Euro/TL bu kadar fırlamasaydı Türkiye’ye göre çok daha da uygun fiyatlı bir tatil oluyordu. Şimdi ise fiyat olarak hemen hemen aynı ama keyif olarak bambaşka tabii! Okumaya devam et

Dağların Arasına Gizlenmiş Bir Cennet: Garda Gölü

Kayak tatiline gittiğimizde bir günü farklı bir yerler keşfetmeye ayırmak artık bizim için bir gelenek halini aldı. Tabii bu benim başımın altında çıkıyor olabilir :))

Daha önceki Val Gardena seyahatimizde Verona’ya gittiğimiz için (yazısı burada) bu sefer günübirlik gidilebilecek mesafede Garda Gölü’nü gözüme kestirdim ve tabii detaylıca araştırıp bir program yaptım. Tek endişem kış sezonu olması nedeniyle neredeyse her yerin kapalı olması ve hava durumuydu. Neyse ki, Garda gezisi yine de hepimizin de çok hoşuna giden ve havanın da bizden yana olduğu çok güzel bir gezi oldu.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA
Okumaya devam et

Yine Yeniden Val Gardena – 2. Bölüm: Yeme-İçme

Ve şimdi de Val Gardena’nın güncel restoran yorumları ile karşınızdayım! :)

Aslında tüm Dolomiti/Güney Tirol tam bir gastronomi cenneti. Bunun iki temel sebebi var bence. Birincisi bol miktarda kaliteli ve taze malzeme bulunması, ikincisi de geçen haftaki yazımda bahsettiğim Tirol/İtalyan kültür kombinasyonunun yemeklere de yansımasıyla zengin bir mutfağın ortaya çıkması. Zaten bunun doğal sonucu olarak da Michelin yıldızlı restoranların en sık olduğu bölgelerden bir tanesi Dolomitiler.

Okumaya devam et

Yine Yeniden Val Gardena’da Kayak – 1. Bölüm

Blogumu takip edenler biliyorlar son 10 yıldır en az 20 kişilik bir grupla kayak yapmak için Alpler’e gidiyoruz. Bu süre içinde bazen sınav vs. gibi çeşitli nedenlerle grubumuzun ikiye bölünüp farklı yerlere gittiği oldu ve böylece grup olarak Fransa, İsviçre, İtalya ve Avusturya Alpleri’nde birçok kayak kasabasını görmüş olduk ve tabii doğal olarak hepsinin artı ve eksileri olduğunu fark ettik. (Bizim gittiklerimizin hemen hemen hepsini daha önce anlattım). Sonuç olarak tecrübelerimizi birleştirerek bu sene gideceğimiz yeri oylama yaparak seçtik veeee ikinci kez Val Gardena’ya gitmeye karar verdik, üstelik grubumuz da tam 40 kişi oldu! Bir Küçük Gezgin 2 yaşındayken gerçekleştirdiğimiz Val Gardena gezisi ile ilgili yazıma buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Gelelim bu seferki deneyimimize… Daha öncekinden konum olarak daha güzel otel de seçmemizin etkisiyle inanılmaz derecede memnun kaldık! Hatta gelecek sene tekrar bile gidebiliriz. Gruptaki her yaştaki çocukla inanılmaz rahat ettik. Ama Val Gardena çocuklu çocuksuz herkesi çok memnun etti. Okumaya devam et

Bir Masal Kahramanı: Neuschwanstein Şatosu

Hani çeşitli yerlerde “ölmeden önce görülmesi gereken yerler” listeleri hazırlıyorlar ya, işte Neuschwanstein Şatosu, o listelerin bir çoğunda olan bir yer. Disney’in amblemi için bu şatodan esinlenildiği söyleniyor.

castle2

castle5
Yurtdışına kayağa gittiğimiz zaman etrafta görecek bir yer var mı diye ayrıntılı araştırma yaptığımdan bahsetmiştim daha önce. Bu seneki kayak destinasyonumuz Sölden’di (yazısı burada) ve bir baktım hemen hemen yolumuzun üzerinde (yani Munich havaaalanı ile Sölden arasındaki yol), bu muhteşem şato var! Hemen planlar gözden geçirildi, tüm ekibin onayı alındı ve dönüşte Neuschwanstein’ı gezme organizasyonu yapıldı. Uçağımızın Munich’den akşam kalkıyor olması da çok işimize yaradı, zaten atıl geçecek son günümüzü çok güzel bir şekilde değerlendirmiş olduk. Okumaya devam et