Medeniyet Örneği Helsinki

Helsinki çok fazla turistik bir yer değil, aslında tek başına gezi düzenlenecek bir yer de değil bence ama yakınında Tallinn gibi, St Petersburg gibi kombinlenebilecek çok güzel şehirler varken, 1-2 gün ayırıp görmeye değer bir yer bence. Tabii bir de Laponya macerasını unutmamak lazım, Laponya gezisinde de uğranabilir tabii tam kışın ortası olacağı için ne kadar keyifli olur bilemedim doğrusu. Okumaya devam et

Reklamlar

Strazburg’da Bir Gün

Babamın rahatsızlığı nedeniyle zor günler geçirdikten sonra benim için en keyifli şeylerden biri olan blog yazılarıma geri dönebildim ve artık Alsas ve Kara Ormanlar gezimiz sırasında bir günümüzü ayırdığımız Strazburg’u anlatabilirim!

Strazburg, diğer yazılarımdan da hatırlayabileceğiniz gibi, tarihte Fransa ve Almanya arasında sık sık el değiştirdiği için her iki kültürün ve mimarinin izlerini taşıyan Alsas Bölgesi’nin en büyük şehri ve tabii bu güzel şehir de aynı özellikleri taşıyor.

Okumaya devam et

Europa Park 2016 Maceraları

Europa Park‘ı 2011 yılında ilk kez ziyaret ettiğimizde ortada ne blogum ne de bendeki fotoğraf merakı vardı! Daha sonra blogumu ilk açtığımda şu yazımda kısaca Europa Park maceramızdan bahsetmiştim.

Bu kez daha ayrıntılı ve bol fotoğraflı güncel Europa Park izlenimlerim ile karşınızdayım!

Okumaya devam et

Colmar ve Alsas Şarap Yolu

Çoluk çocuk 13 kişi çıktığımız Alsas (Alsace) Şarap Yolu ve Kara Ormanlar gezisi tahminimizden de güzel ve dolu dolu bir gezi oldu. Ren Nehri’nin bir Fransa kısmı bir Almanya kısmı, Europa Park, Maymun Parkı (Montagne des Singes)  derken o kadar birbirinden farklı yerler görüp, farklı aktiviteler yaptık ki, kendimizi aylardır seyahatteymiş gibi hissettik. Çocuklar için de bol aktivite olduğu için onlar da çok mutlu oldular. Tahminim sokaklarda gezmekten bile hoşlandılar çünkü hiç şikayet etmediler.

colmar little venice

Şimdi de izlenimlerimi ve çocuklarla yapılabilecek aktiviteleri gezdiğimiz sıra ile anlatmak istediğim için önceliği Fransa’nın Alsas Şarap Yolu’na veriyorum. Size de okumaya devam etmeden önce, eğer daha önce okumadıysanız, gezi rotamız, konaklama ve ulaşımı anlattığım bir önceki yazımı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Okumaya devam et

Prag Yeme İçme Rehberi (3. Bölüm)

Çek mutfağı bol kalorili bir mutfak. Et, patates ve yağlı ve kızarmış yemekler ön planda. Orta Avrupa ortak kültürün bir parçası olarak gulaş, şinitzel, apple strudel (dışı hamur içi elmalı bir çeşit tatlı) gibi tatlar Çek mutfağının da bir parçası olarak karşımıza çıkıyor. Prag’da geleneksel yemekleri yiyebileceğiniz restoranların yanı sıra uluslararası mutfaklar konusunda da çok başarılı restoranlar bulunuyor. Bir de aşırı turistik, orta çağ havasını yansıtan ve yemek yanında teatral şovlar sergilenen tavernalar var. Tahmin edeceğiniz gibi yemekler buralarda çok başarılı değil. Damak zevkine düşkün bir çift olarak biz buralardan uzak durmayı tercih ettik. Ama size cazip gelirse aklınızda olsun isterim.

Çek biralarının ünü ise yemeklerinin önüne geçecek düzeyde. Kentte çok başarılı biralar üreten birçok birahane bulunuyor. Hatta, Prag’la ilgili önceki yazılarımı okuduysanız tahmin edebileceğiniz gibi, bir de bira müzesi ziyaretçilerini bekliyor. Kendi biralarını yapan yerler dışında Pilsner Urquell en popüler bira markası ve gerçekten de çok başarılı. Okumaya devam et

Çocuklarla Prag Gezisi ve Pratik Bilgiler (2. Bölüm)

Prag ile ilgili ilk yazimda şehrin büyüsüne kapılıp Prag’da gezilecek yerleri uzun uzun anlatmıştım, o yüzden de Prag seyahati ile ilgilli bilmeniz gerekenler bu yazıya kaldı, tabii çocukla Prag tavsiyeleri de :)

Para Konusu

Prag Çek Cumhuriyeti’nin en büyük şehri ve başkenti. Çek Cumhuriyeti Avrupa Birliği Üyesi ve Schengen Bölgesine dahil, yani gidebilmek için, en azından bu yazı yazıldığı tarihte, Türk vatandaşlarının Schengen vizesi olması gerekiyor. Dediğim gibi Avrupa Birliği Üyesi ama Euro kullanılmıyor. Okumaya devam et

Prag ile Bir Masal Kitabının içine Yolculuk (1. Bölüm)

Prag için neden “Masal Şehir” denildiğini insan gidince çok iyi anlıyor. Gezerken yaşadığınız his başka bir şekilde anlatılamaz çünkü. Ya bir masal kitabının içine ya da oyuncak bir şehirin içine girmiş olmalısınız!

II. Dünya Savaşı sırasında neredeyse hiç bombalanmadığı için şehir tamamen korunmuş durumda. Onlarca görülmesi gereken tarihi yapının yanı sıra aslında şehir merkezindeki her ev, her bina hayran olunacak kadar güzel. İnsanın baktıkça bakası geliyor. Okumaya devam et