Çocuklarla Viyana Gezi Rehberi

Bilirsiniz çocuklarla turistik/kültür gezisi yapınca onların da hoşuna gidecek birşeyler yapmak gerekiyor ki, onlar da keyif alsın değil mi? Viyana bu konuda hiç sıkıntı yaşamayacağınız bir yer.

Bizim çoğu gezimizde yanımızda Bir Küçük Gezgin’in arkadaşları olduğu için çocuklar her daim hayatlarından memnun oluyorlar ve sıkıntı yaşamıyoruz ama diğer yazılarımı da okuduysanız biliyorsunuzdur, ben yine de onları hiç unutmuyorum! Gerçi bu kez uzun zamandır ilk kez arkadaşsız gerçekleştirdik bir geziyi ve inanın anlatacağım aktiviteler çok kurtarıcı oldu! Okumaya devam et

Reklamlar

Viyana Yeme İçme Rehberi

En ünlüsünden en gizli kalmışına kadar dört güne sığdırabildiğimiz tüm yeme içme deneyimlerimizle karşınızdayım. Otantik ve lokallere özgü yerler bulma çabama Viyana’da da devam ettim. Canınızı istetirsem kusura bakmayın ama işinize yarayacak bir rehber olacağına inanıyorum!

Figlmuller

Figlmüller Viyana’nın ve belki de Dünya’nın en ünlü şnitzel restoranı. Zaten şnitzelin anavatanı da Viyana ve Türkiye’de farkettiğim genel bir kanının aksine, geleneksel olarak şnitzel domuz etiyle değil dana etiyle yapılıyor. Gittiğiniz restoranlarda da genelde etini seçme şansınız bulunuyor. Okumaya devam et

Şık ve Romantik Şehir Viyana

Avusturya ile tanışmam bundan tam 10 yıl önce Alpler’e yaptığımız ilk kayak gezisi sayesinde olmuştu. Gittiğimiz kayak merkezi de bu sene tekrar gitmeyi planladığımız Kitbuhel’di. Tabii ki kayak açısından hayran kalmıştık ama ilk başta düzeni bize değişik gelmişti, insanları da soğuk. Örneğin kışın tamamen kayak için hayatta olan bir kasabada hediyelik eşya satan dükkanlar bile saat 17-17:30 civarı kapanıyordu. Zaten kasabaya dönmemiz o saati bulduğu için şok geçirmiştik. Hatta bir kez ertesi gün yola çıkacağımız için sandviç yaptırmak istediğim bir dükkanda, uzunca süre sıra bekledikten sonra sıra bana gelince dükkan kapanıyor diye istediğim kadar sandviç alamamıştım. O kadar moralim bozulmuştu ki anlatamam size!

Ama ne oldu biliyor musunuz? Zamanla alıştık, yemeklerini, doğasını, dağlarını, mimarisini ve hatta aşırı düzen ve disiplinini de sevdik Avusturya’nın. Eee bu zamana kadar beklediğimiz hata, artık dağlardan kente inme vaktimiz gelmişti de geçiyordu bile. Eşimin Viyana’da kongresi olduğunu duyunca hemen biz de Bir Küçük Gezgin’le peşine takıldık. Bir Küçük Gezgin’in arkadaşsız ilk tatili olmasının da ayrıca kayıtlara geçmesini isterim. “Çocukla Viyana Gezisi” yazısı sırada yerini alacaktır.

Viyana

Avusturya’nın başkenti olan Viyana aynı zamanda en büyük kenti. Yüzyıllar boyunca Avrupa’da hüküm sürmüş Habsburg Hanedanlığı’na ev sahipliği yapması, şehrin mimarisine de kültürel yaşamına da damga vurmuş. Özellikle şehrin kalbi olan tarihi merkezi yani “Innere Stadt” bir imparatorluk filminde rol alıyormuş hissi veriyor. Her köşe başında karşılaştığınız faytonlar da bu hissi pekiştiriyor.

Okumaya devam et

Masalsı Şehir Tallinn’de Gezilecek ve Görülecek Yerler

Son zamanlarda birçok şehir için masalsı dendiğini duydum. Biliyorum, kendim de başka yerler için kullandım bu tabiri ama Tallinn gerçekten de “Masal Şehir” tanımlamasını sonuna kadar hak eden bir şehir.

Eski şehir merkezi Avrupa’nın en iyi korunmuş Orta Çağ şehirlerinden bir tanesi. Bütün olarak birbiriyle uyumlu, sivri kuleli kiliseler, kurabiyeye benzer evler ve muhteşem kapılarla dolu. Üstelik araya çirkin başka yapılar da karışmamış. Hatta tüm Tallinn’de binaların yüksekliği ile ilgili bir kısıtlama getirilmiş, böylece Eski Şehrin silueti de zarar görmemiş.

Okumaya devam et

Helsinki Yeme İçme Deneyimlerimiz

Hatırlarsanız bir önceki yazımda birlikte Helsinki’de bir gezintiye çıkmıştık. Bu yazımda o gezideki yeme içme maceralarımı paylaştım sizinle. Helsinki’ye giderseniz elinizin altında olsun…

Kappeli

Helsinki yeme içme deneyimlerimizin yıldızı burasıydı. Okumaya devam et

Medeniyet Örneği Helsinki

Helsinki çok fazla turistik bir yer değil, aslında tek başına gezi düzenlenecek bir yer de değil bence ama yakınında Tallinn gibi, St Petersburg gibi kombinlenebilecek çok güzel şehirler varken, 1-2 gün ayırıp görmeye değer bir yer bence. Tabii bir de Laponya macerasını unutmamak lazım, Laponya gezisinde de uğranabilir tabii tam kışın ortası olacağı için ne kadar keyifli olur bilemedim doğrusu. Okumaya devam et

Strazburg’da Bir Gün

Babamın rahatsızlığı nedeniyle zor günler geçirdikten sonra benim için en keyifli şeylerden biri olan blog yazılarıma geri dönebildim ve artık Alsas ve Kara Ormanlar gezimiz sırasında bir günümüzü ayırdığımız Strazburg’u anlatabilirim!

Strazburg, diğer yazılarımdan da hatırlayabileceğiniz gibi, tarihte Fransa ve Almanya arasında sık sık el değiştirdiği için her iki kültürün ve mimarinin izlerini taşıyan Alsas Bölgesi’nin en büyük şehri ve tabii bu güzel şehir de aynı özellikleri taşıyor.

Okumaya devam et