Zamanın Durduğu Yer: Datça

Datça’da hayat yavaş, Datça’da hayat sakin, huzurlu, doğal, temiz… Adeta tüm değerlerimiz koruma altında. Datça’da tatil insanı gerçekten dinlendiren bir tatil…

datca2

Biz de önceki yazımda anlattığım tekne tatilimizi Datça gezisiyle sonlandırdık. Biraz komik ama tekneden inince sallanmanın da etkisiyle insan kendini yorgun hissediyor. Onun üzerine 3 günlük Datça tatili tam bir cila oldu….Marmaris’de tekneden indikten sonra daha önce internetten kiraladığımız arabalarımızı alarak Datça’ya doğru yola çıktık.

Yol üstünde, Hisarönü yakınlarında, daha önce hakkında güzel şeyler okuduğum ve aklıma not ettiğim Mavi Pide‘de öğle yemeği molası verdik. Ufak bir derenin kenarında ağaçların arasında bir yer olmasının bu yaz sıcağında ne kadar iyi geldiğini tahmin edebilirsiniz sanırım!

mavipide

Ortaya birkaç çeşit (kavurmalı, kıymalı, patlıcanlı, peynirli gibi) pide sipariş vererek hepsinin tadına baktık. Lor peynirli olan az yağlı olduğu için biraz kuruydu, onun dışında herşey çok lezzetliydi. Özellikle hamuru hem çıtırdı hem de tadı da çok güzeldi. Mavi Pide, bir yol lokantasından beklenmeyecek kadar temizliğiyle de dikkatimi çekti doğrusu.

Daha sonra yolumuza devam ederek doğruca konaklayacağımız pansiyona, Kasapoğlu Pansiyon‘a gittik. Burayı bir arkadaşlarımızın tavsiyesi ile seçtik. Onlar tam 15 yıldır gidiyorlardı ve o kadar memnunlardı ki, başka hiç bir yer araştırmadık kendimize. Kaldıktan sonra da nedenini çok iyi anladık. Aslında ilk gördüğünüzde basit bir pansiyon görünümünde. Odalar konforlu ama lüksten uzak. Denizin kenarında sahilde bir restoranı var, ki biz bütün günümüzü burada geçiriyorduk.

kasapoglurestoran

Sahilden pansiyona doğru yürürken restoranın arkasında çok ufak, bizim çocukların bile kendi kendilerine karşıdan karşıya geçebildikleri toprak bir yol var.

ovabukuyol

Yolu geçince, açık hava restoranın devamı bulunuyor. Orayı da geçtikten sonra çocuk parkı ve ana bina. Yani odalar denize o kadar yakın ki! Süre tuttum ana binadan sahile 2 dakikada yürüdüm!

Aslında Ovabükü’nde benzer bir çok işletme var. Kasapoğlu’nu diğerlerinden ayrı özelliği işletmesi. Sahibi Mustafa Bey elinden her iş gelen bir adam: aşçılık, kasaplık, marangozluk… Misafirlerini rahat ettirmek için herşeyi yapıyor. Pansiyonun odalarının yanı sıra, mutfağı filan da çok temiz veeeee yemekleri mükemmel. Öğlen ızgaranın yanında ev yemeği de çıkarıyorlar. Malzemeler tazecik, doğal. Sabah kahvaltı basit ama örneğin kendi tavuklarının yumurtalarını yiyorsunuz… Daha fazla anlatmasam mı? Bir daha yer bulamayacağız :)

Çocuklar açısından da çok rahat ettik. Kocaman tatil köylerindeki gibi uzun mesafeler yürümek zorunda kalmadık. Çocuklar mis gibi tertemiz yemekler yediler. Özgürce koşup oynadılar. Yeni arkadaşlar edindiler. Takip etmesi de kolay oldu. Sahil kum ama deniz taşlı, o yüzden deniz ayakkabısı/patiği götürmek iyi olur.

ovabukusahil

Gelelim Datça’nın birbirinden güzel koylarına! Kaldığımız pansiyonun da olduğu Ovabükü benim favori koyum. Hem deniz çok temiz ve güzel hem de koydaki yerleşim resmen bir köy. Anlattığım yolun kenarındaki pansiyonların arkasında meyve ağaçlarının arasında araya serpiştirilmiş köy evleri var o kadar! Sahildeki markete gazete bile öğle saatlerinde geliyor. Hatta İngiliz Telegraph gazetesi bile aynı nedenlerle Türkiye’nin en iyi koyu seçmiş Ovabükü’nü.

ovabukubahceler

Ovabükü Mesudiye’deki üç koydan bir tanesi. İki yanında çok güzel iki koy daha var: Hayıtbükü ve Palamutbükü. Hayıtbükü biraz daha kapalı bir koy. Denizi kum ama ara sıra çok kirlenebiliyor kapalı olduğu için. Burada kendi çapında ünlü bir pansiyon/restoran var: Ortam. Biz bir gün akşam burada yemek yedik ama doğrusu yemekler vasat geldi bize.

Palamutbükü ise yerleşim olarak Ovabükü’nün bir boy büyüğü. Ovabükü köyse Palamutbükü kasaba… Sahil kenarındaki yol daha büyük ve daha fazla trafik olan bir yol. Daha fazla restoran ve pansiyon var. Daha hareketli. Denizi ise yine çok güzel! Ayrıca Palamutbükü’nde Mavi Beyaz diye bir butik otel var. Datça’da denizin kenarındaki nadir butik otellerden. Daha konsept bir yerde kalmak isteyenler için çok uygun. Palamutbükü’nde önerebileceğim bir başka yer de Le Jardin de Semra. Sahilin yakınındaki güzel bahçesiyle hem çok keyifli ve kaliteli bir mekan, hem de yemekleri de güzel.

Ovabükü ile Palamutbükü arasındaki yol çok korkunç ama bir o kadar da müthiş manzaralı!

yol

Biz bu gezimizde zamanımızın çoğunu Mesudiye civarlarında geçirdik ama Kargı Koyu’ndan da bahsetmeden edemeyeceğim. Buraya daha önce hem karadan hem de denizden gitmiştik. Denizi inanılmaz güzel, deniz kenarındaki işletmenin bahçesi de çok keyifli. Datça merkeze çok yakın olması da o çevrede kalanlar için bir başka avantaj.

Datça’nın en önemli güzelliklerinden bir tanesi de tabii ki Eski Datça. Eski Datça denizden içeride eskiden Rum evlerinin olduğu mahalle. Evlerin çoğunluğu restore edilmiş, cafe/restoran veya butik otele çevrilmiş. Tam fotoğraf çekmelik!

eskidatca2

Benim gibi taş ev, kapı, pencere, çiçek severler için bulunmaz bir yer. Sokaklarında dolaşmak, taş evlerin bahçelerinde oturup bir şeyler içmek çok keyifli.

eskidatca1

Bir Datça sevdalısı olan Can Yücel’in evinin de burada olduğu belirtmeliyim.

canyucel

Eski Datça’yı gezmeye öğleden sonra hava sıcaklığı azaldığında gidebilir, orada birşeyler içtikten sonra Datça’nın merkezindeki Fevzi’nin Yeri‘ne lezzetli ve değişik deniz ürünleri tatmaya gidebilirsiniz. Biz bu sefer gidemedik ama benim çok sevdiğim ve beğendiğim bir yerdir. Fevzi Bey o gün taze ne bulduysa onları en iyi şekilde pişirir. Şansınıza salyangoz dahil her çeşit deniz ürününü yeme fırsatı bulabilirsiniz.

Son olarak da  Olive Farm‘dan bahsetmek istiyorum. Aslında Amerikalı bir çift tarafından kurulmuş bir organik zeytin çiftliği. İlk sahipleri yaşlanınca devrederek ülkelerine dönmüşler. Şu anda çiftlikte ufak bir pansiyon, kafe ve kendi ürünlerini sattıkları şık bir mağazaları da var. Buradan organik kozmetikler, sabunlar, zeytinyağları, vs. alabilir, kafelerinde kahvaltı yapabilirsiniz.

olivefarm

Reklamlar

One thought on “Zamanın Durduğu Yer: Datça

  1. Geri bildirim: Datça Severler Derneği 2016 Maceraları | Bir Küçük Gezgin

Bir Yorum Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s